
Ders Çalışma Ortamı Nasıl Olmalı? Evde Dikkat Dağılmasını Azaltan Çalışma Düzeni
Ders çalışma ortamı nasıl olmalı? Masa, telefon, ışık, ses ve dijital dikkat dağıtıcıları düzenleyerek evde daha rahat odaklanmanın yollarını öğren.
Bazen ders çalışamamanın nedeni motivasyon eksikliği değildir.
Masaya oturursun ama telefon yanında durur. Bilgisayarda gereksiz sekmeler açıktır. Masanın üzerinde üç farklı dersin kitabı vardır. Evden ses gelir. Birkaç dakika sonra telefona bakarsın, sonra hangi konuyu çalışacağını düşünmeye başlarsın.
Yarım saat geçmiş olur ama gerçekten çalıştığın süre çok daha azdır.
Böyle günlerde insanın kendine söylediği şey genellikle şu oluyor:
“Ben odaklanamıyorum.”
Oysa dikkatini sürekli başka yerlere çeken bir ortamda odaklanmak zaten daha zordur.
İyi bir ders çalışma ortamı pahalı bir masa, tamamen sessiz bir oda veya sosyal medyada gördüğün kusursuz çalışma masaları demek değil.
Asıl amaç daha basit:
Derse başlamayı kolaylaştırmak ve başladıktan sonra gereksiz yere bölünmemek.
Ders çalışma ortamı nasıl olmalı?
Herkes için tek bir ideal çalışma ortamı yok.
Bazı öğrenciler sessizlikte daha rahat çalışır. Bazıları düşük seviyede arka plan sesi ister. Birisi pencerenin önündeki masayı severken başka birinin dikkati dışarıdaki her harekette dağılabilir.
Bu yüzden “ideal oda” aramak yerine kendine şu soruyu sormak daha mantıklı:
Bu ortamda çalışmaya başlamamı zorlaştıran ne var?
Telefon olabilir.
Gürültü olabilir.
Bilgisayardaki bildirimler olabilir.
Masanın çok dağınık olması olabilir.
Ya da masaya oturduğunda ne çalışacağını bilmiyor olabilirsin.
Önce bunları azaltmak gerekir.
Masada yalnızca o an ihtiyacın olan şeyler olsun
Ders çalışma masan tamamen boş olmak zorunda değil.
Ama masadaki her şeyin bir amacı olması iyi fikir.
Örneğin matematik çalışıyorsan matematik kitabı, defter, kalem, gerekiyorsa hesap makinesi ve su çoğu zaman yeterlidir.
Aynı anda biyoloji kitabı, tarih notları, kullanılmayan kablolar, oyun kolu ve başka eşyalar masanın üzerindeyse gözün sürekli başka şeylere kayabilir.
Çalışmaya başlamadan önce basit bir soru sor:
“Önümüzdeki çalışma bloğunda gerçekten ne kullanacağım?”
Diğerlerini kaldır.
Ama burada yeni bir erteleme yöntemi oluşturma. Masanı yarım saat boyunca düzenlemene gerek yok.
İki dakika yeter.
Amaç masayı güzel göstermek değil, çalışmayı kolaylaştırmak.
Telefonu masadan uzaklaştır
Telefon ders çalışırken en kolay ulaşılabilen dikkat dağıtıcılardan biri.
Sessize almak iyi bir başlangıç ama bazen yeterli değil.
Telefon ekranı kapalı şekilde yanında dururken bile birkaç dakika sonra eline alma isteği gelebiliyor.
Bu yüzden çalışma bloğu sırasında telefonu fiziksel olarak biraz uzaklaştırmak daha etkili olabilir.
Çantana koy.
Odanın diğer tarafına bırak.
Gerekirse başka odaya koy.
Buradaki küçük fark önemli:
Telefon masadaysa kontrol etmek için yalnızca elini uzatırsın.
Uzakta olduğunda ayağa kalkman gerekir.
Bir anda otomatik davranış olmaktan çıkar ve bilinçli bir karar haline gelir.
Telefonu tamamen hayatından çıkarman gerekmiyor. Yalnızca ders çalıştığın süre boyunca erişimini biraz zorlaştırıyorsun.
Dijital çalışma ortamını da temizle
Telefonu kaldırdın ama bilgisayar hâlâ açık.
Discord bildirimi geliyor.
WhatsApp Web açık.
YouTube sekmesi duruyor.
Bir yerde sosyal medya var.
Bir başka sekmede daha sonra okuyacağın bir şey açık.
Fiziksel masanın düzenli olması yetmez. Bilgisayarın da çalışma ortamının bir parçası.
Derse başlamadan önce gerçekten kullanacağın sekmeleri bırak.
Örneğin:
PDF
Not uygulaması
Ders videosu
Soru çözüm platformu
Bunun dışında ihtiyacın olmayan şeyleri kapat.
Eğer bilgisayarı hem ders hem eğlence için yoğun şekilde kullanıyorsan ayrı bir tarayıcı profili oluşturmak bile faydalı olabilir.
Bir profil günlük kullanım.
Bir profil yalnızca ders.
Böylece çalışma ortamı yalnızca masada değil, ekranın içinde de değişir.
Sessiz ortam şart değil
“Ders çalışırken ortam tamamen sessiz olmalı” diye kesin bir kural yok.
Önemli olan sesin seni sürekli yaptığın işten koparmaması.
Yan odadaki televizyon, insanların konuşması veya sürekli değişen sesler seni rahatsız ediyorsa kulaklık kullanabilirsin.
Bazı öğrenciler hafif yağmur sesi, white noise veya sözsüz müzikle daha rahat çalışabiliyor.
Ama burada da başka bir tuzak var:
Ders başlamadan önce 20 dakika boyunca müzik seçmek.
Bir çalışma listesi seçtiysen bırak çalsın.
Her şarkıda ne dinleyeceğine karar vermek zorunda kalıyorsan müzik artık çalışma aracından çok dikkat dağıtıcı hale gelmiş olabilir.
Kendinde deneyerek karar ver.
Paragraf çözerken müzik seni bozuyor ama matematikte sorun yaratmıyorsa her derste aynı sistemi kullanmak zorunda değilsin.
Işık ve sıcaklık düşündüğünden daha önemli olabilir
Odan çok karanlıksa özellikle uzun okumalarda yorulabilirsin.
Tamamen karanlık bir odada yalnızca monitör ışığıyla çalışmak da bir süre sonra rahatsız edici olabilir.
Mümkünse doğal ışıktan yararlan.
Akşam çalışıyorsan kitabı veya masayı rahat görebileceğin yeterli bir ışık kullan.
Aynı şekilde odanın fiziksel olarak rahat olması önemli.
Çok sıcak bir odada birkaç dakika sonra uykun gelebilir. Çok soğuk bir yerde ise dikkatin sürekli rahatsızlığa gider.
Burada kusursuz dereceyi bulmaya çalışma.
Kendine şunu sor:
“Bu ortamda bir saat boyunca rahat şekilde çalışabilir miyim?”
Cevap evetse yeterli.
Ayrı çalışma odan olmak zorunda değil
İnternetteki çalışma ortamı tavsiyelerinin önemli bir kısmı herkesin ayrı odası ve büyük çalışma masası varmış gibi yazılıyor.
Gerçek hayatta çoğu öğrenci ailesiyle yaşıyor.
Kardeşiyle oda paylaşabiliyor.
Yurtta kalabiliyor.
Salonda veya mutfakta çalışmak zorunda olabiliyor.
Bu durumda bütün bir çalışma odasına değil, belirli bir çalışma alanına ihtiyacın var.
Küçük bir masa olabilir.
Salonun belirli bir köşesi olabilir.
Mutfak masasının belirli saatlerde kullandığın tarafı olabilir.
Önemli olan aynı yeri tekrar tekrar çalışmayla ilişkilendirmek.
Kitabını getir.
Telefonu kaldır.
Suyunu koy.
Çalışmaya başla.
Bir süre sonra bu küçük hazırlığın kendisi çalışma başlangıcının parçası haline gelebilir.
Masaya oturduğunda ne çalışacağını bil
Çalışma ortamını kusursuz hale getirip hâlâ şu soruyla karşı karşıya kalabilirsin:
“Şimdi ne çalışacağım?”
Bu noktada masa düzeninin çok faydası kalmıyor.
Derse başlamadan önce ilk görevi netleştir.
“Matematik çalışacağım.”
yerine:
“Problemlerden 20 soru çözeceğim.”
“Tarih çalışacağım.”
yerine:
“Osmanlı kuruluş dönemi notlarını tekrar edip kendimi test edeceğim.”
“TYT çalışacağım.”
yerine:
“30 dakika paragraf çözüp yanlışlarıma bakacağım.”
Görev ne kadar net olursa masaya oturduktan sonra düşünmeye o kadar az zaman harcarsın.
Çalışma ortamının amacı yalnızca dikkat dağıtıcıları azaltmak değil.
Gereksiz kararları da azaltmak.
Evde yalnız çalışmak seni zorluyorsa ortamın sosyal tarafını değiştir
Bazen her şeyi doğru yaparsın.
Masa düzenlidir.
Telefon uzaktadır.
Ortam sessizdir.
Yine de evde çalışma havasına giremezsin.
Ama kütüphaneye gittiğinde aynı kitapla iki saat rahat çalışabilirsin.
Buradaki fark yalnızca masa ve sandalye olmayabilir.
Etrafında başka insanların da çalışıyor olması, ortamın çalışma hissini değiştirebilir.
Kütüphaneye her gün gitme imkanın yoksa bunun dijital versiyonunu deneyebilirsin.
Odakoo'daki online çalışma odalarında başka insanların da aynı anda çalıştığı bir ortama girip kendi dersine devam edebilirsin.
Herkesin aynı dersi çalışması veya sürekli konuşması gerekmiyor.
Birisi matematik çözerken başka biri yabancı dil çalışabilir.
Buradaki fikir daha çok şu:
“Ben çalışırken başkaları da çalışıyor.”
Bazı insanlar için bu küçük sosyal his, özellikle masaya oturmanın zor olduğu günlerde başlamayı kolaylaştırabiliyor.
Ama seni dağıtıyorsa kullanmak zorunda değilsin.
Çalışma aracının sana uyması gerekiyor.
Çalışma ortamını sürekli değiştirme
Bir başka erteleme biçimi de sürekli sistem kurmak.
Bugün masanın yerini değiştirirsin.
Yarın yeni çalışma uygulaması ararsın.
Ertesi gün yeni bir çalışma planı yaparsın.
Sonra masa düzenleme videosu izlersin.
Bir hafta geçer ama gerçek çalışma süresi fazla değişmez.
Bir noktadan sonra ortamını “yeterince iyi” kabul et.
Ve kullan.
İyi bir çalışma ortamının amacı sürekli çalışma ortamını düşünmeni sağlamak değildir.
Tam tersine.
Bir süre sonra ortamı unutup derse dalabilmelisin.
Beş dakikalık çalışma ortamı hazırlığı
Her ders öncesi büyük bir hazırlık yapmana gerek yok.
Şu kısa rutin yeterli olabilir:
Masada yalnızca kullanacağın materyalleri bırak.
Telefonu ulaşamayacağın bir yere koy.
Bilgisayardaki gereksiz sekmeleri kapat.
Su ve kalem gibi ihtiyaçlarını önceden hazırla.
İlk çalışma görevini tek cümleyle belirle.
Ortam gürültülüyse kulaklığını hazırla.
Çalışmayı başlat.
Sonra artık ortamla uğraşma.
Dersini yap.
Bu rutini birkaç gün tekrarladığında hazırlık süresi daha da kısalacaktır.
Çalışma ortamın güzel değil, kullanışlı olsun
Masanda bitki olabilir.
Figür olabilir.
Renkli kalemler olabilir.
Poster olabilir.
Bunların hepsini kaldırmak zorunda değilsin.
Minimalist bir masa herkes için daha iyi değildir.
Kendine yalnızca şunu sor:
Bu eşya çalışma alanımı kişiselleştiriyor mu, yoksa sürekli dikkatimi mi çekiyor?
Seni rahatsız etmiyorsa kalabilir.
Sürekli eline alıyorsan veya gözüne takılıyorsa başka yere koy.
Amaç boş bir masa değil.
Çalışabildiğin bir masa.
Dikkatin dağıldığında önce nedenini bul
Ders çalışırken dikkatin dağıldığında hemen:
“Ben iradesizim.”
diye düşünme.
Bir saniye dur ve neden dağıldığını anlamaya çalış.
Telefon mu?
Gürültü mü?
Bildirim mi?
Görevin belirsiz olması mı?
Çok uzun süredir çalışıyor olman mı?
Uykusuzluk mu?
Sorunun kaynağını bulmadan yöntemi değiştirmek pek işe yaramaz.
Telefon dikkatini dağıtıyorsa daha uzun Pomodoro yapmak çözüm değildir.
Gürültü problemse yeni bir çalışma programı hazırlamak da çözüm değildir.
Önce seni dersten çıkaran şeyi bul.
Sonra mümkün olduğunca küçült.
İyi bir çalışma ortamının basit testi
Çalışma ortamının iyi olup olmadığını anlamak için pahalı mobilyalara veya kusursuz dekorasyona ihtiyacın yok.
Üç soru yeter:
Masaya oturduktan sonra hızlı başlayabiliyor musun?
Çalışırken gereksiz yere kaç kez başka bir şeye yöneliyorsun?
Ertesi gün aynı ortamda tekrar çalışmak kolay geliyor mu?
Cevapların giderek iyileşiyorsa doğru yoldasın.
Çalışma ortamının amacı sana motivasyon vermek değildir.
Ders çalışmanın önündeki küçük engelleri azaltmaktır.
Bazen bunun için yeni bir masa almana gerek yok.
Telefonu başka yere koymak, masadaki gereksiz şeyleri kaldırmak ve önündeki ilk görevi belirlemek yeterli olabilir.
Sonra kitabı açarsın.
Ve başlarsın.
Sık Sorulan Sorular
Ders çalışma ortamı nasıl olmalı?
Ders çalışma ortamı yeterince aydınlık, fiziksel olarak rahat ve mümkün olduğunca dikkat dağıtıcılardan uzak olmalıdır. Masada yalnızca ihtiyacın olan materyalleri tutmak, telefonu uzaklaştırmak ve ne çalışacağını önceden belirlemek iyi bir başlangıçtır.
Ders çalışırken tamamen sessizlik gerekli mi?
Hayır. Bazı öğrenciler sessizlikte daha iyi çalışırken bazıları hafif arka plan sesiyle rahat edebilir. Önemli olan sesin sürekli dikkatini dersten uzaklaştırmamasıdır.
Ders çalışırken telefon nerede olmalı?
Telefonu sık kontrol ediyorsan masanın üzerinde bırakmamak iyi bir fikir olabilir. Çantana, odanın diğer tarafına veya çalışma bloğu boyunca başka bir odaya koymayı deneyebilirsin.
Ayrı çalışma odam yoksa ne yapmalıyım?
Bütün bir odaya ihtiyacın yok. Belirli bir masa, sandalye veya evin küçük bir köşesini düzenli çalışma alanı olarak kullanabilirsin. Aynı alanı tekrar tekrar dersle ilişkilendirmek çalışma rutinini kolaylaştırabilir.
Yatakta ders çalışılır mi?
Kısa okumalar yapılabilir ancak düzenli çalışma alışkanlığı oluşturmaya çalışıyorsan belirli bir masa veya çalışma alanı kullanmak çalışma ve dinlenme zamanını birbirinden ayırmayı kolaylaştırabilir.


.webp&w=3840&q=75)
