Not Tutma Teknikleri: Daha Az Yazıp Daha Çok Hatırlamanın 7 Yolu
#not tutma teknikleri#etkili not tutma teknikleri#Cornell not tutma tekniği#ders çalışma teknikleri#verimli ders çalışma#aktif hatırlama

Not Tutma Teknikleri: Daha Az Yazıp Daha Çok Hatırlamanın 7 Yolu

Odakoo Editör Ekibi
Yayın: September 23, 2026
Güncelleme: September 23, 2026
6 dk okuma

Etkili not tutma teknikleriyle daha az yazıp daha çok hatırla. Cornell yöntemi, aktif not alma ve tekrar için kullanabileceğin 7 pratik yöntemi keşfet.

Ders çalışırken sayfalarca not çıkarmak insana çalışmış hissi verebilir. Defter doldukça konu ilerliyormuş gibi görünür; başlıklar renklenir, önemli yerlerin altı çizilir ve sonunda ortaya oldukça düzenli bir çalışma çıkar. Fakat birkaç gün sonra o defteri açmadan konuyu anlatmaya çalıştığında hatırladıklarının beklediğinden çok daha az olduğunu fark edebilirsin.

Sorun çoğu zaman not tutmak değil, notu kitabın başka bir kopyasına dönüştürmektir. Etkili not tutma tekniklerinin amacı duyduğun veya okuduğun her şeyi kaydetmek değil; önemli bilgiyi seçmek, kendi zihninden geçirmek ve daha sonra tekrar kullanabileceğin bir çalışma materyaline dönüştürmektir.

İyi bir not, ne kadar uzun olduğuyla değil, sınavdan önce sana ne kadar hızlı yardımcı olduğuyla değerlidir. Bunun için bütün not alma düzenini değiştirmen de gerekmiyor. Birkaç küçük alışkanlıkla çok daha kullanışlı notlar oluşturabilirsin.

1. Her şeyi yazmaya çalışma

Derste nasıl not tutulur diye düşünürken yapılan en yaygın hata, öğretmenin söylediği neredeyse her cümleyi yetiştirmeye çalışmaktır. Bir süre sonra öğrenmek yerine yazı yazmaya odaklanırsın; cümlenin anlamını düşünmeden yalnızca deftere aktarmaya başlarsın.

Bunun yerine ana fikirleri yakalamaya çalış. Tanımlar, önemli neden-sonuç ilişkileri, formüller, öğretmenin özellikle üzerinde durduğu noktalar ve daha sonra unutabileceğin ayrıntılar not edilmeye daha uygundur. Zaten kitapta kolayca bulabileceğin uzun açıklamaları birebir geçirmek çoğu zaman gerekli değildir.

Örneğin tarih dersinde bütün paragrafı yazmak yerine olayın nedenini, sonucunu ve önemli tarihini birkaç satırda toplamak daha kullanışlı olabilir. Notun ileride konu anlatımının yerini tamamen almasına gerek yok; sana konuyu yeniden hatırlatması yeterli.

2. Notlarını kendi cümlelerinle yaz

Bir metni olduğu gibi deftere geçirmek hızlıdır ama beynini fazla çalıştırmaz. Kendi cümleni oluşturmak ise önce bilgiyi anlamanı, ardından onu daha kısa ve anlaşılır bir biçime dönüştürmeni gerektirir.

Bu nedenle bir paragrafı okuduktan sonra doğrudan kopyalamak yerine kısa bir an durup “Bunun asıl söylediği şey ne?” diye düşün. Sonra notunu mümkün olduğunca kendi ifadelerinle yaz.

Örneğin kitaptaki uzun bir tanımı olduğu gibi geçirmek yerine anlamını bozmadan tek veya iki cümlede özetleyebilirsin. Daha sonra notlarına döndüğünde kendi dilinle yazılmış bir açıklamayı anlamak da genellikle daha kolay olur.

Burada amaç notları aşırı kısaltmak değil. Gereksiz kelimeleri azaltıp anlamı korumak.

3. Cornell not tutma tekniğini basit şekilde kullan

En bilinen not tutma tekniklerinden biri Cornell yöntemidir. Bunun için sayfayı karmaşık biçimde tasarlamana gerek yok. Temel mantığı oldukça basittir: sayfanın büyük bölümüne normal ders notlarını yazarsın, kenarda daha dar bir alanı anahtar kelimeler ve sorular için bırakırsın, en altta ise konunun kısa özetine yer verirsin.

Asıl fayda, ders bittikten sonra ortaya çıkar.

Sol taraftaki soruları kullanarak ana not bölümünü kapatabilir ve kendini test edebilirsin. Örneğin sağ tarafta “Fotosentezin aşamaları” ile ilgili notların varsa sol bölüme “Fotosentezin temel aşamaları nelerdir?” sorusunu yazarsın. Daha sonra cevaba bakmadan hatırlamaya çalışırsın.

Böylece defterin yalnızca okunacak bir arşiv olmaktan çıkar ve tekrar yaparken kullanabileceğin bir çalışma aracına dönüşür.

Cornell not tutma tekniğini sevmezsen tamamen uygulamak zorunda da değilsin. Yalnızca notların kenarına soru yazma fikrini almak bile oldukça işe yarayabilir.

4. Renkleri dekorasyon için değil, anlam için kullan

Renkli notların kötü olduğu düşünülmemeli. Sorun, her satırın farklı renge boyanmasıdır. Her şey önemli görünmeye başladığında aslında hiçbir şey öne çıkmaz.

Daha sade bir sistem kullanabilirsin. Örneğin bir rengi tanımlar, başka bir rengi formüller veya özellikle tekrar etmen gereken bölümler için ayırabilirsin. Böylece birkaç hafta sonra sayfayı açtığında nereye bakman gerektiğini hemen anlarsın.

Aynı şey fosforlu kalem için de geçerli. Bir paragrafın yüzde seksenini işaretliyorsan o paragrafta gerçekten önemli olan kısmı seçmemiş olursun.

İyi not tutmanın amacı güzel görünen sayfalar hazırlamak değil; bilgiyi daha hızlı bulabilmek ve tekrar edebilmek.

5. Notlarını soru hâline getir

Not alarak ders çalışmanın en verimli yollarından biri, önemli bilgileri daha sonra cevaplayabileceğin sorulara dönüştürmektir.

Örneğin defterinde yalnızca:

“Mitokondri hücresel solunumda görev alır.”

yazmak yerine kenara:

“Mitokondrinin temel görevi nedir?”

sorusunu ekleyebilirsin.

Birkaç gün sonra defteri baştan sona tekrar okumak yerine sorulara cevap vermeye çalışırsın. Cevaplayabildiğin bölümlerde uzun süre oyalanmaz, takıldığın yerleri yeniden incelersin.

Bu yöntem notlarını aktif hatırlama için kullanılabilir hâle getirir. Böylece tekrar yapmak “aynı sayfaları yeniden okumak” olmaktan çıkar ve gerçekten neyi hatırladığını kontrol ettiğin daha aktif bir çalışmaya dönüşür.

6. Dersten sonra notlara kısa bir kez geri dön

Notların en büyük problemi çoğu zaman nasıl tutulduğu değil, tutulduktan sonra bir daha açılmamasıdır.

Ders bittikten haftalar sonra ilk kez geri döndüğünde bazı ifadelerin neden yazıldığını bile hatırlamayabilirsin. Bunun yerine aynı gün veya ertesi gün kısa bir kontrol yapmak çok daha kullanışlıdır.

Eksik kalan kelimeleri tamamla, anlamadığın bir bölümü düzelt ve gereksiz tekrarları kaldır. Ardından notu kapatıp konunun ana fikrini hatırlamaya çalış.

Bunun bir saat sürmesi gerekmez. Bazen 10-15 dakikalık kısa bir tekrar yeterlidir.

Notlarını düzenli şekilde gözden geçirmek istiyorsan bunu ayrı bir çalışma görevi olarak da planlayabilirsin. Örneğin Pomodoro sayacında kısa bir odak oturumu açıp yalnızca o gün çıkardığın notları kontrol edebilirsin. Böylece “bir ara tekrar ederim” dediğin notların haftalarca beklemesinin önüne geçersin.

7. Notlarını sınavdan önce okunacak şekilde hazırla

İyi not tutmanın gerçek testi sınav dönemi geldiğinde ortaya çıkar.

Bir konuyu tekrar etmek için 30 sayfalık defterin tamamını baştan sona okumak zorunda kalıyorsan notların biraz fazla ayrıntılı olabilir. Bunun yerine her konu içinde ana kavramların, önemli formüllerin, sık karıştırdığın noktaların ve kendi yaptığın hataların kolay bulunabilir olmasına dikkat et.

Özellikle soru çözerken yaptığın yanlışlardan öğrendiğin küçük notları ilgili konuya eklemek çok değerlidir. Çünkü zamanla defterin yalnızca ders kitabının özeti olmaktan çıkar, senin kişisel eksiklerini gösteren bir çalışma kaynağına dönüşür.

Sınavdan önce de bütün notlarını tekrar yazmaya çalışma. Elindeki notlardan kısa bir son tekrar sayfası oluşturabilirsin. Burada yalnızca gerçekten unutma ihtimalin olan bilgiler yer alsın.

Bu son tekrarları tek başına sürekli ertelediğini fark ediyorsan online ders çalışma odalarına girip kendi notlarını çalışırken diğer öğrencilerin de odaklandığı bir ortamdan yararlanabilirsin. Bunun için aynı dersi çalışmanız gerekmez; önemli olan tekrar oturumunu gerçekten başlatabilmek.

Etkili not tutma tekniği hangisi?

Tek bir yöntemin herkese uyacağını söylemek doğru olmaz. Cornell not tutma tekniği bazı derslerde çok kullanışlı olabilirken matematikte daha fazla örnek çözüm ve kısa formül notlarına ihtiyaç duyabilirsin. Tarih gibi derslerde zaman çizelgeleri işe yararken biyolojide küçük şemalar veya kavram bağlantıları daha anlaşılır olabilir.

Bu nedenle kendine kusursuz bir not sistemi seçmeye çalışmak yerine, notlarının üç işi yapıp yapmadığına bak: konuyu anlamana yardımcı oluyor mu, önemli bilgiyi hızlı bulabiliyor musun ve daha sonra kendini test etmek için kullanabiliyor musun?

Cevap evetse sistem çalışıyor demektir.

Etkili not tutmak daha fazla sayfa doldurmak değildir. Gereksiz ayrıntıları azaltıp önemli bilgiyi seçmek, kendi cümlelerinle yeniden kurmak ve o notlara daha sonra aktif biçimde geri dönmektir.

Bir sonraki derste her şeyi yazmaya çalışmak yerine küçük bir deney yap. Daha az yaz, daha fazla düşün ve notlarını yalnızca saklamak için değil, daha sonra seni sınayacak bir araç olarak hazırla.

Birkaç hafta sonra defterinin daha ince olduğunu ama konuları çok daha hızlı tekrar edebildiğini fark edebilirsin.